Danla Bilic’in Aquafilling Mücadelesi: Dokuzuncu Ameliyatını Geçirdi

Fenomen Danla Bilic, yaptırdığı Aquafilling dolgusu sonrasında ortaya çıkan enfeksiyonlar nedeniyle 9 kez ameliyat oldu. Son operasyonun ardından karantinaya alınan Bilic’in tedavisi devam ediyor. Peki, Aquafilling dolgusu nedir ve yaptırmak isteyenlere nelere dikkat edilmeli? Merak edilenleri konunun uzmanına sorduk.

Danla Bilic’in Aquafilling Mücadelesi: Dokuzuncu Ameliyatını Geçirdi
Yayınlama: 13.10.2026
A+
A-

Danla Bilic’in Aquafilling Mücadelesi: Dokuzuncu Ameliyatını Geçirdi

Sosyal medya fenomeni Danla Bilic, yıllar önce yaptırdığı Aquafilling kalça dolgusu nedeniyle yaşadığı sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. Çok sayıda operasyon geçiren Bilic, dokuzuncu kez ameliyat masasına yattı. Tedavi süreci ise devam ediyor.

Doğum gününü hastane odasında kutladı

Dokuzuncu operasyonunun ardından tedbir amacıyla karantinaya alınan Danla Bilic, 32’nci yaş gününü hastane odasında kutlamıştı.

Aquafilling işlemi için pişmanlığını dile getirmişti

Bilic, daha önce yaptığı açıklamalarda Aquafilling dolgusu sonrasında yaşadığı sorunları anlatmış ve işlemi yaptırdığı için pişman olduğunu söylemişti.

Aquafilling dolgusu diğer estetik dolgulardan nasıl ayrılıyor?

Bilic’in yaşadıklarının ardından Aquafilling dolgusu sosyal medyada yeniden tartışılmaya başlandı. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kemalettin Yıldız, konuya ilişkin değerlendirmesinde sentetik hidrojel dolguların özellikle kalça ve meme gibi bölgelerde hacim kazandırmak amacıyla enjekte edildiğini belirtti.

Büyük oranda su içermelerine rağmen bu dolgular, vücutta kendiliğinden eriyen maddeler olarak değerlendirilmiyor. İçerdikleri sentetik polimer nedeniyle kalıcı veya uzun ömürlü kabul ediliyorlar. Bu özellikleriyle, gerektiğinde enzim kullanılarak eritilebilen hyalüronik asit dolgularından ayrılıyorlar.

Neden birden fazla ameliyat gerekebiliyor?

Aquafilling dolgusu zamanla dokular arasına yayılabiliyor ve başka bölgelere göç edebiliyor. Ayrıca çevresinde yabancı cisim reaksiyonu oluşturabiliyor. Uzun süre sessiz kalan bir enfeksiyon odağı, bağışıklık sistemindeki değişiklikler, travma veya farklı bir cerrahi işlem sonrasında yeniden aktif hâle gelebiliyor.

Bu nedenle dolgu uygulamasından sonra uzun yıllar sorun yaşanmaması, gelecekte komplikasyon görülmeyeceğini garanti etmiyor. Bununla birlikte risk herkes için aynı değil; kullanılan dolgu miktarı, uygulama bölgesi, işlem koşulları ve kişinin bağışıklık yanıtı gibi etkenlere göre değişebiliyor.

Dolgunun kas ve yağ dokuları arasına dağılması ve sağlıklı dokuyla iç içe geçmesi, tamamen çıkarılmasını zorlaştırabiliyor. Sağlıklı dokuyu korumak için ameliyatların aşamalı gerçekleştirilmesi gerekebiliyor. Kalan materyalin reaksiyona yol açması veya enfeksiyonun tekrarlaması hâlinde yeni operasyonlar gündeme gelebiliyor.

Hangi belirtilerde doktora başvurulmalı?

Sertlik, asimetri ve geçmeyen ağrı göz ardı edilmemeli. Yüksek ateş, titreme, hızla büyüyen şişlik ya da kızarıklık, şiddetli ağrı, akıntı, çarpıntı ve belirgin halsizlik gibi belirtiler acil değerlendirme gerektiriyor. Enfeksiyonun ilerlemesi hayati risk oluşturabiliyor. Ancak bu tür komplikasyonların her hastada doğrudan ölümcül sonuçlara yol açacağı anlamına gelmediği, uygun takip ve tedavinin önem taşıdığı belirtiliyor.

Dolgu yaptırmadan önce nelere dikkat edilmeli?

Uzmanlar, estetik dolgu yaptırmayı planlayan kişilerin ürünün adını, içeriğini ve uygulanacağı bölge için onay durumunu araştırmasını öneriyor. İşlemin yetkili bir hekim tarafından, ruhsatlı bir sağlık kuruluşunda gerçekleştirilmesi gerekiyor.

Özellikle büyük hacimli vücut şekillendirmede kullanılan kalıcı ve içeriği belirsiz dolgulardan kaçınılması tavsiye ediliyor. “Tamamen zararsız”, “ömür boyu kalıcı” ve “kolayca çıkarılabilir” gibi iddialara karşı da dikkatli olunması gerektiği vurgulanıyor.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.